+ Cevap Ver
2 sonuçtan 1 ile 2 arası
Şu an Memur kategorisindeki OHAL Döneminde Kamu Personelinin Durumu (Makale) isimli konuyu okuyorsunuz.
  1. #1
    Forum Üyesi Ferruh Atalay - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    17 Ağustos 2013
    Yer
    Malatya
    Mesajlar
    922

    OHAL Döneminde Kamu Personelinin Durumu (Makale)

    Makale Lebib Yalkın Mevzuat dergisinden alıntıdır.


    OLAĞANÜSTÜ HAL DÖNEMİ KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMELERİNİN

    KAMU PERSONELİNİ İLGİLENDİREN HÜKÜMLERİ


    Hasan GÜNER



    Maliye Bakanlığı Maliye Uzmanı


    Özet

    Ülkemizde 15/7/2016 gecesi, Türk Silahlı Kuvvetleri içerisinde örgütlenmiş olan bir grup tarafından demokratik anayasal düzeni cebir ve şiddet kullanarak ortadan kaldırma teşebbüsünde bulunulmuştur. Darbe teşebbüsü, başta Cumhurbaşkanı olmak üzere anayasal organlar tarafından reddedilmiş, Cumhurbaşkanı'nın çağrısı üzerine halk sokağa çıkarak darbe teşebbüsüne tepki göstermiş, bunun sonucunda kapsamlı ve güçlü bir dirençle karşılaşan darbe teşebbüsü engellenmiştir. Bununla birlikte Milli Güvenlik Kurulunun 20/7/2016 tarihli ve 498 sayılı tavsiye kararı sonrasında Cumhurbaşkanı başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulu tarafından 90 gün süre ile olağanüstü hâl ilan edilmesine karar verilmiştir.

    Olağanüstü hâl süresince, demokratik anayasal düzen ile temel hak ve hürriyetleri ortadan kaldırmaya yönelik tehditleri bertaraf etmek için Anayasa'da tanınan imkânlardan biri de 121. maddenin üçüncü fıkrası uyarınca, Cumhurbaşkanı'nın başkanlığında toplanan Bakanlar Kuruluna "olağanüstü hâlin gerekli kıldığı konularda" kanun hükmünde kararname çıkarma yetkisi verilmesidir. Bu doğrultuda olağanüstü hal döneminde şuana kadar sekiz adet kanun hükmünde kararname yürürlüğe konulmuştur. Bu kanun hükmünde kararnamelerde darbe teşebbüsü ve terörle mücadele çerçevesinde alınması zaruri olan tedbirler, bazı kurum ve kuruluşlara dair düzenlemeler ile bunlara ilişkin usul ve esaslar düzenlenmiştir. Bu bağlamda yürürlüğe konulan bu kanun hükmünde kararnameler ile on binlerce kamu personelini ilgilendiren çok önemli değişiklikler ve yeni düzenlemeler yapılmıştır.

    Anahtar Kelimeler: Olağanüstü hal, kanun hükmünde kararname, kamu görevinden çıkarma, sözleşmeli öğretmen, soruşturma ve kovuşturma, 2010 KPSS.



    1. Giriş

    Anayasa ile kurulan hür demokrasi düzenini ve temel hak ve özgürlükleri ortadan kaldırmaya yönelik olarak Devletimize ve milletimize karşı Fethullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) 15 Temmuz'daki darbe girişiminin ardından 20/07/2016 tarihli ve 2016/9064 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile ülke genelinde doksan gün süreyle olağanüstü hal ilan edilmiştir.


    Ülke genelinde ilan edilen olağanüstü hal kapsamında bazı tedbirler alınması amacıyla değişik tarihlerde Cumhurbaşkanının başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulunca şuana kadar 667, 668, 669, 670, 671, 672, 673 ve 674 sayılı sekiz adet Kanun Hükmünde Kararname (KHK) yürürlüğe konulmuştur. Bu Kararnameler ile darbe teşebbüsü ve terörle mücadele çerçevesinde alınması zaruri olan tedbirler, bazı kurum ve kuruluşlara dair düzenlemeler ile bunlara ilişkin usul ve esaslar düzenlenmiştir. Bu doğrultuda bu KHK'lar ile milli güvenliğe tehdit oluşturduğu tespit edilen Fethullahçı Terör Örgütüne (FETÖ/PDY) aidiyeti, iltisakı veya irtibatı belirlenen çok sayıda özel sağlık hastanesi, özel öğretim kurumu, yurt, kurs etüt merkezi, vâkıf, dernek, üniversite, sendika, dergi, gazete, haber ajansı, radyo, televizyon, gazete ve yayınevi kapatılarak bunların malvarlığına el konulmuştur. Yine bu KHK'lar ile 15/7/2016 tarihinde gerçekleştirilen darbe teşebbüsü ve terör eylemi ile bu eylemin devamı niteliğindeki eylemler sebebiyle hayatını kaybeden veya malul olan sivillere bağlanacak aylık miktarı ve sağlanacak diğer haklar; Milli Savunma Üniversitesinin kurulması; Gülhane Askeri Tıp Akademisi ve askeri hastanelerin devri ve 2010 Kamu Personeli Seçme Sınavı hakkında uygulanacak işlemler başta olmak üzere birçok önemli düzenleme yapılmıştır.

    Yürürlüğe konulan bu KHK'lar ile ayrıca kamu personeline yönelik çok önemli değişiklikler ve yeni düzenlemeler yapılmıştır. Biz de bu makalemizde olağanüstü hal döneminde yürürlüğe konulan bu sekiz KHK'da yer alan ve on binlerce kamu personelini ilgilendiren yeni düzenlemeleri ve değişiklikleri irdelemeye çalışacağız.



    2.Yargı Mensupları ile Bu Meslekten Sayılanlara İlişkin Düzenlemeler

    Darbe teşebbüsü ve terörle mücadele çerçevesinde alınması zaruri olan tedbirler ile bunlara ilişkin usul ve esaslar belirlemek üzere yürürlüğe konulan ve olağanüstü hal döneminin ilk kanun hükmünde kararnamesi olma özelliğine sahip 22/07/2016 tarihli ve 667 sayılı KHK'da yargı mensupları ve bu meslekten sayılanlar hakkında bazı önemli düzenlemeler yapılmıştır. Buna göre; terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilen;


    1- Anayasa Mahkemesi üyeleri hakkında Anayasa Mahkemesi Genel Kurulunun salt çoğunluğunca,

    2- Yargıtay daire başkanı ve üyeleri hakkında Yargıtay Birinci Başkanlık Kurulunca,

    3- Danıştay daire başkanı ve üyeleri hakkında Danıştay Başkanlık Kurulunca,

    4- Hâkim ve savcılar hakkında Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu Genel Kurulunca,

    5- Sayıştay meslek mensupları hakkında Sayıştay Başkanının başkanlığında, başkan yardımcıları ile Sayıştay Başkanı tarafından belirlenecek bir daire başkanı ve bir üyeden oluşan komisyonca meslekte kalmalarının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmalarına karar verilecektir.

    Görüldüğü üzere 667 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede yargı mensuplarının sadece sivil bölümü ile ilgili düzenleme yapılmış, askeri yargı mensupları hakkında bir hükme yer verilmemiştir. Bununla birlikte askeri yargı mensuplarına yönelik bu eksiklik 667 sayılı KHK'dan dört gün sonra yürürlüğe konulan 25/07/206 tarih ve 668 sayılı KHK ile giderilmiş ve 667 sayılı KHK'ya askeri yargı mensupları da ilave edilmiştir.


    Buna göre;

    1- Askeri Yüksek İdare Mahkemesi daire başkanı ve üyeleri hakkında Başkanlar Kurulunca;

    2- Askeri Yargıtay daire başkanı ve üyeleri hakkında Başkanlar Kurulunca;

    3- Askeri hâkimler hakkında Milli Savunma Bakanının başkanlığında, Milli Savunma Bakanı tarafından birinci sınıf askeri hâkimler arasından seçilecek iki askeri hâkimden oluşan komisyonca meslekte kalmalarının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmalarına karar verilecektir.

    Bu düzenlemeler doğrultusunda Anayasa Mahkemesi Genel Kurulunun 4 Ağustos 2016 tarihli ve 2016/12 sayılı Genel Kurul Kararı ile iki Anayasa Mahkemesi üyesi meslekten çıkarılmıştır. Diğer taraftan Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu Genel Kurulunun 24 Ağustos 2006 tarihli ve 2016/ 426 sayılı Kararı ile de 2.847 hâkim ve savcı meslekten çıkarılmıştır.


    667 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye 15/08/2016 tarihli ve 670 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile eklenen fıkraya göre; yargı mensupları ile bu meslekten sayılanların meslekte kalmalarının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmalarına dair kararlar Resmi Gazetede yayımlanacak ve yayımı tarihinde ilgililere tebliğ edilmiş sayılacaktır. Yapılan bu düzenleme sonrasında meslekten çıkarılan yargı mensuplarına tek tek tebligat yapılması gerekmeyecektir. Bu doğrultuda 25/08/2016 tarihli ve 29812 sayılı Resmi Gazete'de, 2.847 hâkim ve savcının meslekten çıkarıldığına dair Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu Genel Kurulu Kararı yayımlanmıştır. 667 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye 15/08/2016 tarihli ve 673 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile yeni bir fıkra daha eklenmiştir. Buna göre; meslekten çıkarma kararlarına karşı ilgili kanunlarında yer alan hükümler uyarınca itiraz edilmesi veya yeniden inceleme talebinde bulunulması üzerine verilen kararlar da Resmi Gazete'de yayımlanacak ve ilgililerine tebliğ edilmiş sayılacaktır.


    Yine yapılan düzenlemeler sonrasında görevden uzaklaştırılanlar veya görevlerine son verilenlerin silah ruhsatları ve pasaportları iptal edilecek ve bu kişiler oturdukları kamu konutlarından veya vakıf lojmanlarından on beş gün içinde tahliye edilecektir. Bu düzenlemenin ilk halinde görevlerine son verilen yargı mensupları ile bu meslekten sayılanlardan görevlerine son verilenlerin silah ruhsatlarının ve hususi pasaportlarının iptal edileceği ve bu kişilerin oturdukları kamu konutlarından veya vakıf lojmanlarından on beş gün içinde tahliye edileceği belirtilmiş iken, 668 sayılı KHK ile yapılan değişiklik sonrasında sadece görevlerine son verilen yargı mensuplarının ve bu meslekten sayılanların değil, görevden uzaklaştırılanların da silah ruhsatlarının iptal edileceği, pasaportlarının iptal edileceği ve bu kimselerin lojmanlardan tahliye edileceği belirtilmiştir. Böylece bu fıkranın uygulama alanı görevden uzaklaştırılan yargı mensuplarını da kapsayacak şekilde genişletilmiştir.

    667 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin yürürlüğe girdiği tarihte adli ve idari yargı hâkim ve savcı adayı olarak görev yapanlar, adaylıkta geçirdikleri süreye bakılmaksızın Adalet Bakanlığının teklifi üzerine Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulunca mesleğe kabul edilmeleri halinde, hâkimlik ve savcılık mesleğine atanabileceklerdir.


    667 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye 25/07/2016 tarihli ve 668 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile eklenen düzenleme ile görevlerine son verilen yargı mensupları ve bu meslekten sayılanların bir daha kamu hizmetinde istihdam edilemeyeceği, doğrudan veya dolaylı olarak görevlendirilemeyeceği; görevinden çıkarılanların uhdelerinde bulunan her türlü mütevelli heyet, kurul, komisyon, yönetim kurulu, denetim kurulu, tasfiye kurulu üyeliği ve sair görevlerinin de sona ermiş sayılacağı hüküm altına alınmıştır. Bu sayılan görevleri yürütmekle birlikte kamu görevlisi sıfatını taşımayanlar hakkında da aynı hükümler uygulanacaktır.


    3.Kamu Görevinden Çıkarmaya İlişkin Düzenlemeler

    667 sayılı KHK'da sadece yargı mensuplarına veya bu meslekten sayılanlarla ilgili düzenleme yapılmamış, bunun yanında kamu görevlilerinin yani kamusal faaliyetin yürütülmesine atama veya seçilme yoluyla ya da herhangi bir surette sürekli, süreli veya geçici olarak katılan kişilerin kamu görevinden çıkarılması ile ilgili çok önemli düzenlemeler de yapılmıştır. Buna göre; terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilen;


    1- 27/7/1967 tarihli ve 926 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanununa tabi personelin, ilgili Kuvvet Komutanının teklifi, Genelkurmay Başkanının inhası , Milli Savunma Bakanının onayı ile kamu görevinden çıkarılacağı,


    2- 10/3/1983 tarihli ve 2803 sayılı Jandarma Teşkilat, Görev ve Yetkileri Kanununa tabi personelin Jandarma Genel Komutanının teklifi ve İçişleri Bakanının onayı ile kamu görevinden çıkarılacağı,

    3- 09/7/1982 tarihli ve 2692 sayılı Sahil Güvenlik Komutanlığı Kanununa tabi personelin Sahil Güvenlik Komutanının teklifi ve İçişleri Bakanının onayı ile kamu görevinden çıkarılacağı,

    4- Milli Savunma Bakanına bağlı personelin Milli Savunma Bakanının onayı kamu görevinden çıkarılacağı,

    5- 11/10/1983 tarihli ve 2914 sayılı Yüksek- öğretim Personel Kanununa tabi personelin, Yükseköğretim Kurulu Başkanının teklifi üzerine Yükseköğretim Kurulunun kararıyla; yükseköğretim kurumları ile yükseköğretim üst kuruluşlarındaki 657 sayılı Kanuna tabi personelin ise yükseköğretim kurumları ile yükseköğretim üst kuruluşlarının en üst yöneticisinin teklifi üzerine, yükseköğretim kurumlarında Üniversite Yönetim Kurulunun, yükseköğretim üst kuruluşlarında ise Yükseköğretim Kurulunun kararıyla kamu görevinden çıkarılacağı,

    6- Mahalli idareler personelinin, valinin başkanlığında toplanan ve vali tarafından belirlenen kurulun teklifi üzerine İçişleri Bakanının onayıyla kamu görevinden çıkarılacağı,

    7- 14/7/1965 tarihli ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa ve diğer mevzuata tabi her türlü kadro, pozisyon ve statüde (işçi dâhil) istihdam edilen personelin, ilgili kurum veya kuruluşun en üst yöneticisi başkanlığında bağlı, ilgili veya ilişkili olunan bakan tarafından oluşturulan kurulun teklifi üzerine ilgili bakan onayıyla kamu görevinden çıkarılacağı,


    8- Bir bakanlığa bağlı, ilgili veya ilişkili olmayan diğer kurumlarda her türlü kadro, pozisyon ve statüde (işçi dâhil) istihdam edilen personelin, birim amirinin teklifi üzerine atamaya yetkili amirin onayıyla kamu görevinden çıkarılacağı,

    9- (25/7/2016 tarihli ve 668 sayılı KHK ile eklenen fıkra) 18/3/1986 tarihli ve 3269 sayılı Uzman Erbaş Kanununa tabi personelin, ilgili Kuvvet Komutanının teklifi, Milli Savunma Bakanının onayı ile kamu görevinden çıkarılacağı,

    10- (25/7/2016 tarihli ve 668 sayılı KHK ile eklenen fıkra) 13/6/2001 tarihli ve 4678 sayılı Türk Silahlı Kuvvetlerinde İstihdam Edilecek Sözleşmeli Subay ve Astsubaylar Hakkında Kanuna tabi personelin, ilgili Kuvvet Komutanının teklifi, Milli Savunma Bakanının onayı ile kamu görevinden çıkarılacağı hüküm altına alınmıştır.

    Yapılan bu düzenleme sonrasında milli güvenliğe tehdit oluşturduğu tespit edilen Fethullahçı Terör Örgütüne (FETÖ/PDY) aidiyeti, iltisakı veya irtibatı olan çok sayıda kamu görevlisinin memuriyet ile ilişiği kesilmiştir. Bu bağlamda 668 sayılı KHK ekinde yer alan listede isimleri belirtilen 1.684 asker, Türk Silahlı Kuvvetlerinden çıkarılmıştır.


    Fethullahçı Terör Örgütüne (FETÖ/PDY) aidiyeti, iltisakı veya irtibatı olan kamu görevlilerinin memuriyetten çıkarılmasına 669, 670 ve 672 sayılı KHK'lar ile de devam edilmiştir. Bu bağlamda 669 sayılı KHK ile 1.389 kişi/asker Türk Silahlı Kuvvetlerinden ve Jandarma Genel Komutanlığı teşkilatından çıkarılmıştır. 670 sayılı KHK ile 196 kamu çalışanı Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumundan, 112 kişi Türk Silahlı Kuvvetlerinden, 24 kişi Sahil Güvenlik Komutanlığı teşkilatından, 2.360 kişi Emniyet Genel Müdürlüğü teşkilatından çıkarılmıştır. Son olarak 672 sayılı KHK ile başta Milli Eğitim Bakanlığı olmak üzere (28.163 kişi) birçok kurumdan toplam 50.589 kamu görevlisi terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu gerekçesiyle kamu görevinden çıkarılmıştır. Bu açıklamalar doğrultusunda olağanüstü hal döneminde kabul edilen kanun hükmünde kararnamelere ekli listeler ile bugüne kadar 56.254 kişi kamu görevinden çıkarılmıştır.


    Diğer taraftan 673 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 8. maddesi ile görevden uzaklaştırılan kamu görevlilerinin görevlerine iadesi ile ilgili bir düzenleme yapılmıştır. Buna göre, 15/7/2016 tarihinde gerçekleştirilen darbe teşebbüsü ve terör eylemi sonrasında kamu kurum ve kuruluşlarınca ilgili mevzuatına göre görevden uzaklaştırılan ve yönetici kadrolarında bulunan personelin görevlerine iadesi, halen bulundukları yöneticilik görevi dışında öğrenim durumları ve kazanılmış hak aylık derecelerine uygun kadro ve pozisyonlara atanmak suretiyle de yerine getirilebilecektir.

    Kamu görevinden yapılan çıkarmalar sonrasında kamu hizmetinin aksamaması için kamu görevi sona erdirilen personele ait kadro ve pozisyonlara, Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu ve diğer mevzuattaki kısıtlamalara tabi olmaksızın Bakanlar Kurulunca belirlenecek sayıda kadro ve pozisyon için atama yapılabilecektir.



    4.Kamu Görevinden Çıkarılan Kamu Görevlilerine İlişkin Alınan Tedbirler

    Olağanüstü hal döneminde yürürlüğe konulan kanun hükmünde kararnamelerde kamu görevinden çıkarılan kamu personeli hakkında alınan tedbirlere de yer verilmiştir. Bu bağlamda kanun hükmünde kararnamelerde yer alan düzenlemeleri bütüncül bir bakış açısıyla analiz ettiğimizde; kamu görevinden, Türk Silahlı Kuvvetlerinden, Jandarma Genel Komutanlığı teşkilatından, Sahil Güvenlik Komutanlığı teşkilatından ve Emniyet Genel Müdürlüğü teşkilatından çıkarılan kişilerin, mahkûmiyet kararı aranmaksızın, askeri rütbe ve/veya memuriyetleri alınacak ve bu kişiler görev yaptıkları teşkilata yeniden kabul edilmeyeceklerdir. Bu kişiler hakkında ilgili bakanlık ve kurumlarca ilgili pasaport birimine derhal bildirimde bulunulacak ve bu bildirim üzerine ilgili pasaport birimlerince bu kişilerin pasaportları iptal edilecektir.

    Diğer taraftan kamu hizmetinden çıkarılan kamu görevlileri bir daha kamu hizmetinde istihdam edilemeyecek, doğrudan veya dolaylı olarak görevlendirilemeyecek, görevinden çıkarılanların uhdelerinde bulunan her türlü mütevelli heyet, kurul, komisyon, yönetim kurulu, denetim kurulu, tasfiye kurulu üyeliği ve sair görevleri sona ermiş sayılacaktır. Bu sayılan görevleri yürütmekle birlikte kamu görevlisi sıfatını taşımayanlar hakkında da aynı hükümler uygulanacaktır.

    Görevlerine son verilerek kamu görevinden çıkarılanların silah ruhsatları, gemi adamlığına ilişkin belgeleri ve pilot lisansları iptal edilecektir. Bu kimseler oturdukları kamu konutlarından veya vakıf lojmanlarından on beş gün içinde tahliye edilecektir. Kamu hizmetinden çıkarılan bu kişiler özel güvenlik şirketlerinin kurucusu, ortağı ve çalışanı olamayacaktır.

    Ayrıca kamu görevinden çıkarılanlar, uhdelerinde taşımış oldukları büyükelçi, vali gibi unvanları ve yüksek mahkeme başkan ve üyeliği, müsteşar, hâkim, savcı, kaymakam ve benzeri meslek adlarını ve sıfatlarını kullanamayacak ve bu unvan, sıfat ve meslek adlarına bağlı olarak sağlanan haklardan yararlanamayacaktır.

    673 sayılı KHK'da yapılan düzenleme ile de kamu iştiraklerinde çalışan işçiler hakkında da bir düzenleme yapılmıştır. Buna göre; Devletin veya kamu tüzel kişilerinin doğrudan doğruya ya da dolaylı olarak katıldığı teşebbüs, ortaklık ve iştirakler ile kamunun hissesi bulunan diğer tüzel kişiler bünyesinde çalışmakta iken, terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilmek suretiyle iş sözleşmesi feshedilen işçiler, bir daha bu teşebbüs ve ortaklıklar ile kamunun hissesi bulunan diğer tüzel kişiler bünyesinde veya diğer kamu kurum ve kuruluşlarında istihdam edilemeyecek, doğrudan veya dolaylı olarak görevlendirilemeyecektir.

    5.Sözleşmeli Öğretmen İstihdam Edilmesine İlişkin Hükümler

    668 sayılı KHK ile 652 sayılı Milli Eğitim Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnameye sözleşmeli öğretmen istihdamıyla ilgili bir madde eklenmiştir. Yapılan düzenleme sonrasında öncelikle kalkınmada birinci derecede öncelikli yörelerde olmak üzere Milli Eğitim Bakanlığının boş öğretmen norm kadrosu bulunan örgün ve yaygın eğitim kurumlarında 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 4. maddesinin (B) fıkrası kapsamında sözleşmeli öğretmen istihdam edilebilecektir.

    Sözleşmeli öğretmenler, 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 48. maddesinde öngörülen genel şartlar ile öğretmen kadrosuna atanabilmek için aranan özel şartları taşıyanlardan Kamu Personel Seçme Sınavı puan sırasına konulmak kaydıyla alım yapılacak her bir pozisyonun üç katına kadar aday arasından Milli Eğitim Bakanlığı tarafından yapılacak sözlü sınav başarı sırasına göre atanacaktır.

    Bu düzenlemeler kapsamında atanan sözleşmeli öğretmenler dört yıl süreyle başka bir yere atanamayacaktır. Sözleşmeli öğretmenler, aday öğretmenler için öngörülen adaylık sürecine tabi tutulacak ve sözleşme gereği dört yıllık çalışma süresini tamamlayanlar talepleri halinde bulundukları yerde öğretmen kadrolarına atanacaktır. Öğretmen kadrolarına atananlar, aynı yerde en az iki yıl daha görev yapacak ve bunlar hakkında adaylık hükümleri uygulanmayacaktır.

    Bu düzenlemeler kapsamında öğretmen kadrolarına atananların, 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 4. maddesinin (B) fıkrası uyarınca sözleşmeli öğretmen pozisyonlarında geçirdikleri hizmet süreleri, öğrenim durumlarına göre yükselebilecekleri dereceleri aşmamak kaydıyla kazanılmış hak aylık derece ve kademelerinin tespitinde değerlendirilecektir. Bunlar, atandıkları kadronun mali ve sosyal haklarına göreve başladığı tarihi takip eden aybaşından itibaren hak kazanacak ve önceki pozisyonlarında aldıkları mali ve sosyal haklar hakkında herhangi bir mahsuplaşma yapılmayacaktır.

    Bu madde kapsamında öğretmen kadrolarına atananlara iş sonu tazminatı ödenmeyecektir. Bu personelin önceden iş sonu tazminatı ödenmiş süreleri hariç, iş sonu tazminatına esas olan toplam hizmet süreleri, 08/6/1949 tarihli ve 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanunu uyarınca ödenecek emekli ikramiyesine esas toplam hizmet süresinin hesabında dikkate alınacaktır.

    Sözleşmeli öğretmenliğe atanacakların başvuruları, sözlü sınava alınacakların belirlenmesi, sözlü sınav konuları, sözlü sınavın usul ve esasları, atanmaları ve bu maddenin uygulanmasına ilişkin diğer hususlar Milli Eğitim Bakanlığınca yürürlüğe konulan yönetmelikle düzenlenecektir.

    674 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile de dershaneler ve öğrenci etüt eğitim merkezlerinde çalışan öğretmenlere KPSS şartı olmaksızın sözleşmeli öğretmen olma fırsatı verilmiştir. Buna göre; 8/2/2007 tarihli ve 5580 sayılı Özel Öğretim Kurumları Kanunu kapsamında faaliyet gösteren dershaneler ile öğrenci etüt eğitim merkezlerinde 14/3/2014 tarihi itibarıyla eğitim personeli olarak çalışmakta olan ve bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihte herhangi bir sosyal güvenlik kurumundan emeklilik, yaşlılık veya malullük aylığı almaya hak kazanmamış olup bu iş yerleri üzerinden sigorta primi ödenmiş çalışma süresi 1/1/2014 tarihi itibarıyla en az altı yıl olanlardan Kamu Personel Seçme Sınavına girme şartı hariç öğretmen kadrosuna atanabilmek için aranan özel şartlar ile 657 sayılı Kanunun 48. maddesinde öngörülen genel şartları taşıyanlar arasından Milli Eğitim Bakanlığınca belirlenen usul ve esaslar çerçevesinde bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren yani 1/09/2016 tarihinden itibaren altı ay içinde bir defaya mahsus olmak üzere yapılacak sözlü sınavda başarılı olanlar, başarı sırasına göre yukarıda izah ettiğimiz hükümler doğrultusunda istihdam edilmek üzere kalkınmada birinci derecede öncelikli yörelerdeki boş sözleşmeli öğretmen pozisyonlarına atanabilecektir.

  2. #2
    Forum Üyesi Ferruh Atalay - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    17 Ağustos 2013
    Yer
    Malatya
    Mesajlar
    922
    6.Kamu Personeli Hakkında Yapılan Diğer Düzenlemeler

    6.1. Yürütülen Soruşturmalarda Alınacak Tedbirler

    667 sayılı KHK'nın 5. maddesine göre; milli güvenliğe tehdit oluşturduğu tespit edilen yapı, oluşum veya gruplara ya da terör örgütlerine üyeliği veya iltisakı ya da bunlarla irtibatı nedeniyle haklarında idari işlem tesis edilenler ile aynı gerekçeyle haklarında suç soruşturması veya kovuşturması yürütülenler, işlemi yapan kurum ve kuruluşlarca ilgili pasaport birimine derhal bildirilecektir. Bu bildirim üzerine ilgili pasaport birimlerince pasaportlar iptal edilecektir.


    Yapılan bu düzenleme sonrasında sadece kamu görevinden çıkarılanların değil henüz görevine devam etmekte olan ancak haklarında idari işlem tesis edilenler ile haklarında suç soruşturması veya kovuşturması yürütülenlerin de pasaportlarının iptal edilmesinin önü açılmıştır.

    6.2. Soruşturma ve Kovuşturma İşlemleri

    667 sayılı KHK'nın 6. maddesinde; 26/9/ 2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun İkinci Kitap Dördüncü Kısım Dördüncü , Beşinci , Altıncı ve Yedinci Bölümünde tanımlanan suçlar, 12/4/1991 tarihli ve 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu kapsamına giren suçlar ve toplu işlenen suçlar bakımından, olağanüstü halin devamı süresince uyulacak esaslar belirtilmiştir.


    Bu esaslardan kamu personeli ile direk alakalı olanlar şu şekildedir.

    1- Yakalanan asker kişiler adli kolluk görevlilerine teslim edilecektir.

    2- Yürütülen soruşturmalar kapsamında görev ve unvan ayrımı yapılmaksızın kamu görevlileri de dâhil olmak üzere bütün şüpheli, mağdur ve tanık ifadeleri adli kolluk görevlileri tarafından da alınabilecektir.

    3- Asker kişiler hakkında verilen tutuklama kararları, 13/12/2004 tarihli ve 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 111. maddesinde belirtilen ceza infaz kurumlarında yerine getirilecektir.


    4- Tutuklu olanların bulunduğu ceza infaz kurumlarında görev yapan kamu görevlileri tarafından düzenlenen tutanaklara, ilgili görevlinin açık kimliği yerine sadece sicil numarası yazılacaktır. Kurum görevlilerinin ifadesine başvurulması gerektiği hallerde çıkarılan davetiye veya çağrı kâğıdı görevlinin işyeri adresine tebliğ edilecektir. Bu kişilere ait ifade ve duruşma tutanaklarında işyeri adresi gösterilecektir.

    6.3. Olağanüstü Hal Kapsamında Karar Alanların ve Kararları İcra Edenlerin Sorumluluğu

    668 sayılı KHK'nın 37. maddesine göre; 15/ 7/2016 tarihinde gerçekleştirilen darbe teşebbüsü ve terör eylemleri ile bunların devamı niteliğindeki eylemlerin bastırılması kapsamında karar alan, karar veya tedbirleri icra eden, her türlü adli ve idari önlemler kapsamında görev alan kişiler ile olağanüstü hal süresince yayımlanan kanun hükmünde kararnameler kapsamında karar alan ve görevleri yerine getiren kişilerin bu karar, görev ve fiilleri nedeniyle hukuki, idari, mali ve cezai sorumluluğu doğmayacaktır.

    Bu hüküm 15/7/2016 tarihinden geçerli olmak üzere yayımı tarihinde yani 27/072016 tarihinde yürürlüğe girecektir.

    6.4. Açılan Davalarda Yürütmenin Durdurulması

    668 sayılı KHK'nın 38. maddesine göre; olağanüstü hal süresince yayımlanan kanun hükmünde kararnameler kapsamında alınan kararlar ve yapılan işlemler nedeniyle açılan davalarda yürütmenin durdurulmasına karar verilemeyecektir.

    6.5. Soruşturma Açma Süreleri

    669 sayılı KHK'nın 3. maddesine göre; 15/7/ 2016 tarihinden sonra milli güvenlik gerekçesiyle görevden uzaklaştırılan kamu görevlileri hakkında ilgili mevzuatında öngörülen soruşturma açma süreleri olağanüstü hal süresince uygulanmayacaktır.

    Yapılan bu düzenleme sonrasında 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 139. maddesinde düzenlenen ve görevinden uzaklaştırılan Devlet memurları hakkında görevden uzaklaştırmayı izleyen 10 iş günü içinde soruşturmaya başlanmasını zorunlu kılan hüküm uygulama kabiliyetini kaybetmiştir.

    6.6. Kişisel Verilerin Paylaşımı

    670 sayılı KHK'nın 3. maddesine göre; olağanüstü halin devamı süresince; 22/7/2016 tarihli ve 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararnamenin 3. ve 4. maddeleri uyarınca hakkında inceleme ve soruşturma yürütülen kişiler ile bunların eş ve çocuklarına ilişkin olarak yetkili kurul, komisyon ve diğer mercilerce ihtiyaç duyulan, 19/10/ 2005 tarihli ve 5411 sayılı Bankacılık Kanunu uyarınca müşteri sırrı kapsamında kabul edilenler hariç, telekomünikasyon yoluyla iletişimin tespiti de dâhil olmak üzere her türlü bilgi ve belge, kamu ve özel tüm kurum ve kuruluşlarca vakit geçirilmeksizin verilecektir.

    Kamu kurum ve kuruluşlarının personeline ve bunların eş ve çocuklarına ait olup Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonuna devredilen ve faaliyet izni kaldırılan Asya Katılım Bankası A.Ş.'de veya bu Bankayla ilgili olarak Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonunda, Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumunda ya da Malî Suçları Araştırma Kurulu Başkanlığında bulunan her türlü bilgi, bu personelin çalıştığı kurum ve kuruluşlarca talepte bulunulması durumunda gecikmeksizin verilecektir. Bu işlemlere ilişkin olarak 5411 sayılı Kanunun 73. maddesinin birinci fıkrasında yer alan sınırlama uygulanmayacaktır.


    6.7. 2010 Kamu Personel Seçme Sınavı

    670 sayılı KHK'nın 6. maddesine göre; 10-11 Temmuz 2010 tarihlerinde uygulanan Kamu Personel Seçme Sınavında genel yetenek ve genel kültür test sonuçlarına göre veya bu sonuçlar da esas alınmak suretiyle atanan personelin atama işlemlerinin geçerliliği devam edecektir. Ancak, bu sınav sorularını ve/veya cevaplarını hukuka aykırı bir şekilde sınav öncesinde ya da sınav sırasında elde ettiği tespit edilen kişilerin atamaları iptal edilecektir.

    Bu bağlamda basına yansıyan haberlerde, 2010 KPSS ile ilgili yürütülen soruşturma sonucunda kopya çekerek devlet memuru olduğu belirlenen kişilerin listesinin Devlet Personel Başkanlığı'na iletildiği bilgisi yer almıştır. Başbakan Yardımcısı ve Hükümet Sözcüsü Numan Kurtulmuş da 15 Ağustos 2016 tarihinde gerçekleştirilen Bakanlar Kurulu Toplantısı sonrasında yaptığı açıklamada; "2010 KPSS'de kopya çektiği tespit edilen kişilerin memuriyetten çıkarılacağını, hakkıyla kadro alanların ise işlerine devam edeceğini, kamuya 2010 KPSS ile girmiş olup yapılan soruşturmalar sonucunda ise gerçekten hakkıyla Devlet Memuru olanların bu sıfatlarını kullanmaya devam edeceklerini" ifade etmiştir.


    Yapılan düzenleme sonrasında 2010 Kamu Personeli Seçme Sınavının sonuçlarına bağlı olarak memuriyete ve diğer kamu görevlerine atanan personelin, sınavla ilgili herhangi bir usulsüz işlemle bağlantısı tespit edilmediği sürece sınav sonucuna göre yapılan atamaları idarede istikrar ilkesi gereği geçerli olacak ve bu kimseler herhangi bir hak kaybına uğramayacaktır.

    6.8. Mali Suçlara İlişkin Tedbirler

    670 sayılı KHK'nın 7. maddesine göre; terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilen kişi, kurum ve kuruluşlar ile ilgili olarak 11/10/2006 tarihli ve 5549 sayılı Suç Gelirlerinin Aklanmasının Önlenmesi Hakkında Kanunun 19/A maddesinin birinci fıkrasında yedi işgünü olarak belirlenen süre, olağanüstü halin devamı süresince otuz işgünü olarak uygulanacaktır.


    6.9. Pilot Subayların Geri Dönüşü ve Hakimlik Mesleğine Yeniden Atanma

    671 sayılı KHK ile 926 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanununa eklenen ek geçici madde ile daha önce Türk Silahlı Kuvvetlerinden ayrılan veya ilişiği kesilen pilot subaylara geri dönüş imkânı sağlanmıştır.


    Yapılan düzenleme sonrasında 17/08/ 2016 tarihinden önce herhangi bir nedenle Türk Silahlı Kuvvetlerinden ayrılan veya ilişiği kesilen pilot subaylardan istekliler, uçuş için gerekli şartları sağlamaları ve başvurularının uygun görülmesi halinde ilgili Kuvvet Komutanının teklifi ve Milli Savunma Bakanının onayı ile yeniden subay naspedilerek Türk Silahlı Kuvvetlerinde görevlendirilebileceklerdir. Bunların dışarıda geçirdikleri süreler rütbe bekleme süresinden sayılacaktır.

    Malullük ve ölüm hali hariç olmak üzere en az dört yıl görev yapmadan Türk Silahlı Kuvvetlerinden ayrılanlar, naspedildikleri yeni rütbelerinin emeklilik de dâhil olmak üzere hiçbir haktan yararlanamayacaktır. Emeklilik veya yaşlılık aylığı almakta iken bu madde kapsamında görevlendirilenlerin bu aylıkları kesilecektir. Aylıkları kesilenlerden dört yıl görev süresi şartını yerine getirmemiş olanların, bu hizmet süreleri hizmet birleştirmesine konu edilmeyecek ve başkaca bir şart aranmaksızın haklarında toptan ödeme hükümleri uygulanacaktır. Aylıkları kesilenlerin sigortalılıklarının sona erdiği tarih yazılı istek tarihi kabul edilerek ilgili sosyal güvenlik kanunlarına göre aylıkları yeniden bağlanacaktır. Bununla birlikte bu maddenin uygulanması nedeniyle geçmişe yönelik olarak herhangi bir ödeme yapılmayacaktır.

    673 sayılı KHK ile de hâkimlik ve savcılık mesleğinden kendi istekleriyle emekli olanlara veya birden fazla çekilenlerden tekrar mesleğe dönmek isteyenlere mesleğe geri dönüş imkanı tanınmıştır. Buna göre; hâkimlik ve savcılık mesleğinden kendi istekleriyle emekli olan veya birden fazla çekilenlerden tekrar mesleğe dönmek isteyenler, 673 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren yani 1 Eylül 2016 tarihinden itibaren iki ay içinde başvuruda bulunmaları ve mesleğe kabulde aranan nitelikleri kaybetmemiş olmaları şartıyla, ayrıldıkları tarihte almakta oldukları aylık derecesine eşit bir derecenin aynı kademesine Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulunun ilgili dairesinin kabulü üzerine atanabilecektir.

    Yapılan bu düzenlemeler ile Türk Silahlı Kuvvetlerinden ve hakimlik/savcılık mesleğinden yapılan ihraçlar sonrası ortaya çıkan pilot ve yargı mensubu ihtiyacının giderilmesi amaçlanmıştır.



    7. Sonuç

    Anayasa ile kurulan hür demokrasi düzenini ve temel hak ve özgürlükleri ortadan kaldırmaya yönelik olarak Devletimize ve milletimize karşı Fethullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ/PDY) 15 Temmuz'daki darbe teşebbüsü, demokratik bir toplumun meşru tüm unsurlarının kararlı direnci sayesinde engellenmiştir.

    Başta egemenliği gasp edilmeye çalışılan Milletimiz olmak üzere, millet adına egemenliği kullanmaya yetkili organlar (Cumhurbaşkanı, TBMM, Bakanlar Kurulu ve yargı kurumları), demokratik toplumun vazgeçilmez unsurları olan tüm siyasi partiler, sivil toplum örgütleri, basın yayın organları ve meşru demokratik otoritenin emir ve talimatlarıyla hareket eden güvenlik güçleri bu egemenlik ve demokrasi direnişini hep birlikte gerçekleştirmişlerdir.

    Darbe teşebbüsü fiilen engellenmiş olmakla birlikte bu teşebbüsün demokratik anayasal düzene, temel hak ve hürriyetler ile milli güvenliğe yönelik oluşturduğu tehlikenin tamamen ortadan kaldırılması ve benzer teşebbüslerin önüne geçecek tedbirlerin alınması gerekmiştir.

    Demokratik anayasal düzene, temel hak ve hürriyetlere, milli güvenliğe yönelik tehditleri ortadan kaldırmanın olağan yönetim usulleriyle mümkün olamayabileceğinin anlaşılması üzerine tehditler ortadan kaldırılıncaya kadar olağanüstü yönetim usullerinin uygulanmasına karar verilmiş ve bu bağlamda 20/07/2016 tarihli ve 2016/9064 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile ülke genelinde doksan gün süreyle olağanüstü hal ilan edilmiştir.

    Olağanüstü hal kapsamında darbe teşebbüsü ve terörle mücadele çerçevesinde alınması zaruri olan tedbirler ile bunlara ilişkin usul ve esaslar, şuana kadar yürürlüğe konulan sekiz adet kanun hükmünde kararname ile belirlenmiştir. Yapılan düzenlemelerde, Fethullahçı Terör Örgütüne (FETÖ/PDY) aidiyeti, iltisakı veya irtibatı belirlenen eğitim kurumları, sağlık kuruluşları, sendikalar, vakıflar ve dernekler gibi tüm kurum ve kuruluşların kapatılması; terör örgütlerine veya MGK'ca devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilen yargı mensupları dâhil tüm kamu çalışanlarının meslekten veya kamu görevinden çıkarılması; bazı suçlara ilişkin soruşturma ve kovuşturmaların etkililiğinin artırılması yönünde tedbirler öngörülmüştür.

    Olağanüstü hal döneminde yürürlüğe konulan sekiz KHK ile kamu personeline yönelik yapılan düzenlemelerin kapsamı ve mahiyeti birlikte dikkate alındığında, anılan tedbirler vasıtasıyla başta FETÖ/PDY olmak üzere terör örgütlerine veya MGK'ca devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilen kişilerin tamamının tüm kamu kurum ve kuruluşlarından çıkarılması sonucuna ulaşılmak istendiği anlaşılmaktadır.

    Bununla birlikte olağanüstü hal dönemi kanun hükmünde kararnamelerinde öngörülen meslekten veya kamu görevinden çıkarma işlemi; Anayasa Mahkemesi Genel Kurulunun 4 Ağustos 2016 tarih ve 2016/12 sayılı Genel Kurul Kararında da belirttiği gibi adli suç veya disiplin suçu işlenmesi karşılığında uygulanan yaptırımlardan farklı olarak terör örgütleri ile milli güvenliğe karşı faaliyette bulunduğu kabul edilen diğer yapıların kamu kurum ve kuruluşlarındaki varlığını ortadan kaldırmayı amaçlayan, geçici olmayan ve nihai sonuç doğuran "olağanüstü tedbir" niteliğindedir.



    Kaynakça

    -Akyazan, Ahmet Emrah, "Maddi Açıdan İdari İşlemler", Türkiye Barolar Birliği Dergisi, Sayı 85, 2009 s.220-240

    -Aydın, Hüseyin, "Ceza Hukukunda Kamu Görevlisi Kavramı", Ankara Barosu Dergisi, Sayı:2010/1, Ankara, 2010 s.109-128

    -Odyakmaz, Zehra vd., Anayasa Hukuku/İdare Hukuku, İkinci Sayfa Yayınları, İstanbul, 2011

    -Örnekleriyle Türkçe Sözlük 2, Milli Eğitim Bakanlığı Yayınları: 2799, Doğan Ofset, İstanbul, 2004

    -Özcan, Hüseyin, Ansiklopedik Hukuk Sözlüğü, Yeni Desen Matbaası, Ankara, 1975

    -Sökmen, Uğur, Kamu İdaresinde Soruşturma Kovuşturma, Maliye Bakanlığı Strateji Geliştirme Başkanlığı Yayın No: 2009/400, Ankara

    -652 sayılı Milli Eğitim Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname

    -667, 668, 669, 670, 671, 672, 673 ve 674 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameler

    -27/07/1967 tarihli ve 926 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanunu

    -26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu

    -13/12/2004 tarihli ve 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun

    -19/10/2005 tarihli ve 5411 sayılı Bankacılık Kanunu

    -11/10/2006 tarihli ve 5549 sayılı Suç Gelirlerinin Aklanmasının Önlenmesi Hakkında Kanun

    -Resmi Gazete

    -http://www.aksam.com.tr

    -http://www.anayasa.gov.tr

    -http://www.haberplatosu.com

    -http://www.kamupersoneli.net

+ Cevap Ver

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Mesaj Yazma Yetkiniz Var
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.0