Makale Lebib Yalkın mevzuat dergisinden alıntıdır.

GÖREVE MAZERETSİZ VE KESİNTİSİZ DEVAM ETMEMEYE İLİŞKİNSÜRENİN HESABINDA TATİL GÜNLERİ


Oktay ÇAMDELEN


Müfettiş (Devlet Malzeme Ofisi Genel Müdürlüğü)

Özet

Devlet memurunun görevine devamsızlığının yaptırımları, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nda belirlenmiştir. Söz konusu devamsızlığın kaç gün sürdüğünün tespitinde arada kalan hafta sonu tatil günleri, ulusal, milli ve resmi bayram günlerinin dikkate alınıp alınmayacağı hususu özellikle uygulanacak yaptırım açısından önemlidir. Gerek kademe ilerlemesinin durdurulması cezası ve gerekse de memuriyetten çekilmiş sayılma bakımından göreve devamsızlığın belirlenmesinde, memurun göreve zaten gelmediği günler olan hafta sonu tatil günleri, ulusal, milli ve resmi bayram günlerinin dikkate alınmamasının gerektiği düşünülmektedir.

Anahtar Kelimeler: Kademe ilerlemesinin durdurulması cezası, memurluktan çekilmiş sayılma, görevin terk edilmesi, göreve gelmeme, hafta sonu tatili, resmi tatil.



1. Giriş

657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun;

- 125'inci maddesinin birinci fıkrasının (D) bendinin (b) alt bendinde, özürsüz ve kesintisiz olarak 3-9 gün göreve gelmemenin kademe ilerlemesinin durdurulması cezasını gerektiren fiil ve haller arasında sayılmış iken,

- 94'üncü maddesinde de mazeretsiz ve kesintisiz 10 gün göreve gelmemenin devlet memurluğundan çekilme isteğinde bulunmuş sayılacağı hükme bağlanmış

olup, söz konusu 94'üncü maddesinde, "Devlet memuru bağlı olduğu kuruma yazılı olarak müracaat etmek suretiyle memurluktan çekilme isteğinde bulunabilir. Mezuniyetsiz veya kurumlarınca kabul edilen mazereti olmaksızın görevin terk edilmesi ve bu terkin kesintisiz 10 gün devam etmesi halinde, yazılı müracaat şartı aranmaksızın, çekilme isteğinde bulunulmuş sayılır..." denilmiştir.

Memurun çekilmiş sayılabilmesi için;

izinsiz ya da mazereti olmaksızın görevin terk edilmesi,

bu terkin kesintisiz 10 gün devam etmesi,

devamsızlığa ilişkin memur tarafından ileri sürülen mazeretin kurumunca kabul edilmemesi (yani terkin memurun iradesi dahilinde olması veya kabul edilebilir bir mazeretinin bulunmaması)

gerekmektedir.

Ancak, özürsüz ve kesintisiz 3-9 gün göreve gelmeme halinde kademe ilerlemesinin durdurulması cezasının uygulanması ve mazeretsiz/izinsiz terk edilen görevin kesintisiz 10 gün sürmesi durumunda memurun çekilmiş sayılabilmesi ile ilgili olarak, söz konusu sürelerin hesabında, hafta sonu tatil günleri, ulusal, milli ve resmi bayram günlerinin dahil edilip edilmeyeceği hususu oldukça önem arz etmektedir.



2.Devlet Personel Başkanlığının Görüşü

Konuyla ilgili olarak, Devlet Personel Başkanlığının 21.09.1999 tarihli Mütalaası'nda, "657 sayılı Devlet Memurları Kanununa göre mezuniyetsiz veya kurumlarınca kabul edilen mazereti olmaksızın görevin terk edilmesi ve bu terkin kesintisiz 10 gün devam etmesi halinde yazılı müracaat şartı aranmaksızın çekilme isteğinde bulunulmuş sayılacağına ilişkin düzenlemeye göre, 10 günlük sürenin hesabında hafta sonu ve bayram tatillerinin devamsızlık süresinden sayılıp sayılmayacağına ilişkin ilgi (a) da kayıtlı yazı ekinde yer alan ilgi (b) de kayıtlı yazınız incelenmiştir.

... Bu hükme göre, Devlet memurunun çekilme isteğinde bulunmuş sayılabilmesi için gerekli görevi terkin kesintisiz 10 gün devam etmesi koşulunun, çalışma günlerinin arasında kalan hafta sonu tatil günleri ile ulusal, milli ve resmi bayram günlerinin de hesaba katılması suretiyle belirlenmesi, 10'uncu günün tatile rastlaması halinde ise bu tatilden sonraki ilk mesai gününün 10'uncu gün olarak kabul edilmesi gerektiği mütalaa edilmektedir." denilerek, 10 günlük kesintisiz görevin terk edilmesinin hesabında, çalışma günlerinin arasında kalan hafta sonu tatil günleri ile ulusal, milli ve resmi bayram günlerinin de dikkate alınacağı ve 10'uncu günün tatile denk gelmesi halinde bu tatilden sonraki ilk mesai günün 10'uncu gün olarak kabul edilmesinin gerektiği ifade edilmiştir.




3. Danıştay Kararları

Aşağıda, Danıştay Kararları ışığında, öncelikle görevden çekilmiş sayılmadaki 10'uncu günün tatil gününe denk gelmesi halinde söz konusu 10 günlük sürenin ilk iş gününe uzayıp uzamayacağına değinildikten sonra, devlet memuruna; özürsüz ve kesintisiz 3-9 gün göreve gelmeme halinde kademe ilerlemesinin durdurulması cezasının uygulanması ile mazeretsiz ve kesintisiz görevin terk edilmesinin 10 günü bulması durumunda ise memuriyetten çekilmiş sayılmasına ilişkin sürelerin hafta sonu tatil günleri ile ulusal, milli ve resmi bayram günlerinin de dahil edilip edilmeyeceğine yer verilecektir.

Danıştay 12'nci Dairesinin 13.12.2005 tarihli Kararı'nda , "... Dava dosyasının incelenmesinden, ... hasta bakıcı olan davacının, 21.06.2001-6.07.2001 tarihleri arasında izinsiz ve mazeretsiz olarak göreve devam etmediği gerekçesiyle 657 sayılı Kanunun 94. maddesi uyarınca ... günlü işlemle görevden çekilmiş sayıldığı anlaşılmıştır.


Olayda, davacının 21.06.2001-29.06.2001 tarihleri arasında 9 gün süreyle görevine gitmediği günü gününe tutulan tutanaklarla sabit olmakla birlikte, ve mazeretsiz olarak görevine devam etmediği ileri sürülen 30.06. 2001 ve 1.07.2001 tarihlerinin hafta sonu tatili olan Cumartesi ve Pazar günlerine rastlaması nedeniyle davacının bu tarihlerde fiili olarak göreve başlayamayacağının açık olması, sonraki ilk iş günü olan 2.07.2001 Pazartesi gününden başlamak üzere 6.07.2001 tarihine kadar olan dönemde ise davacının, Mal Beyanında Bulunmamak suçundan dolayı aldığı cezanın infazı için cezaevinde bulunması nedeniyle bu tarihler arasında görevine devam etmemesi halinin kabul edilebilir bir mazeret niteliği taşıması karşısında, 30.06.2001-6.07.2001 tarihleri arasında mazeretsiz bir devamsızlıktan söz edilemeyeceğinden, davacının izinsiz ve mazeretsiz olarak 10 gün göreve gelmediği gerekçesiyle görevinden çekilmiş sayılması yolunda tesis edilen işlemde hukuka uyarlık bulunmamaktadır..." denilerek, izinsiz ve mazeretsiz 10 gün göreve gelmemesi üzerine görevden çekilmiş sayılan memurun, 10 günlük süresinin son iki gününün hafta sonuna rastlaması münasebetiyle bu günlerde de hukuken göreve başlamasının mümkün bulunmadığından görevinden çekilmiş sayılmasında hukuka uyarlık bulunmadığına hükmolunmuştur.

Öte yandan, Danıştay 16'ncı Dairesinin 03.03.2015 tarihli Kararı'nda , "... Dosyanın incelenmesinden; infaz ve koruma memuru olan davacının, görev yaptığı ... Müdürlüğü'nce, 10.7.2013-19.7.2013 tarihleri arasında görevine gelmediğinin tespiti ve her gün için tutanak tutulması üzerine gereğinin yapılması için 4.10.2013 tarihli yazıyla tutanakların ... Başkanlığı'na gönderildiği, Komisyon Başkanlığı'nın ... kararıyla davacının, 10.7. 2013-19.7.2013 tarihleri arasında izinsiz ve mazeretsiz olarak göreve gelmediğinden bahisle müstafi sayılmasına karar verildiği, anılan kararın ... tarihli ... ile onaylanması üzerine anılan işlemin iptali istemiyle bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.


... Öte yandan, İdare Mahkemesince, davacının 10.7.2013-19.7.2013 tarihleri arasında göreve gitmediği sabit olmakla birlikte, görevine gitmediği bu günlerden cumartesi ve pazar günlerine isabet eden 13.7.2013 ve 14.7.2013 tarihlerinin haftasonu tatillerine rastladığı ve bu tarihlerde davacının nöbetçi olmadığı ve mesaisinin bulunmadığı anlaşıldığından, davacının terk ettiği günlerin sayısının istese de görevinin başında olamayacağı haftasonu tatiline isabet eden 2 günlük kısmı düşüldüğünde, müstafi sayılması için Kanunla aranan 10 günlük süreye ulaşmadığı ileri sürülmekte ise de, yukarda sözü edilen yasa hükmünde yer verilen "görevin terk edilmesi ve bu terkin kesintisiz 10 gün devam etmesi halinde" ifadesinden anlaşılacağı üzere, sürenin hesabında hafta sonu tatillerinin dikkate alınmaması halinde kesintisiz olarak 10 gün göreve gelmeme durumunun fiilen mümkün olamayacağı, bu sebeple sürenin hesabında hafta sonu tatillerinin de dikkate alınacağı açıktır.

Bu durumda, davacının görevini terk ettiği gün sayısının, Kanunda aranan 10 günlük süreye ulaşmadığı yönündeki mahkeme kararı gerekçesinde hukuki isabet görülmemekte ise de davaya konu işlemin iptali yolundaki idare mahkemesi kararı sonucu itibariyle hukuka uygun bulunmaktadır..." kararı verilmiş ve görev terkinin kesintisiz 10 gün devam etmesi halinde ifadesinden anlaşılacağı üzere, sürenin hesabında hafta sonu tatillerinin dikkate alınmasının gerektiği, aksi takdirde kesintisiz olarak 10 gün göreve gelmeme durumunun fiilen mümkün olamayacağı belirtilmiştir.

Hem Danıştay Kararında hem de Devlet Personel Başkanlığının görüşünde, memurun görevinden çekilmiş sayılabilmesindeki mazeretsiz ve kesintisiz görevin terk edilmesine ilişkin 10 günlük sürenin hesabında, arada kalan hafta sonu tatillerinin de dikkate alınması ile son günün hafta sonuna gelmesi halinde tatili takip eden ilk mesai günün 10'uncu gün olarak kabul edilmesi yönündedir.

Ancak, Devlet Memurları Kanunu'nun "Çalışma saatleri" başlıklı 99'uncu maddesinde, "Memurların haftalık çalışma süresi genel olarak 40 saattir. Bu süre Cumartesi ve Pazar günleri tatil olmak üzere düzenlenir..." hükmü gereğince, memur açısından cumartesi ve pazar günleri tatil olarak düzenlenmiştir. Bununla beraber, 2429 sayılı Ulusal Bayram ve Genel Tatiller Hakkında Kanun'un 2'nci maddesinde, "Aşağıda sayılan resmi ve dini bayram günleri ile yılbaşı günü ve 1 Mayıs günü genel tatil günleridir.

A) Resmi bayram günleri şunlardır:

1. 23 Nisan günü Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramıdır.

2. 19 Mayıs günü Atatürk'ü Anma ve Gençlik ve Spor Bayramı günüdür.

3. 30 Ağustos günü Zafer Bayramıdır.

B) Dini bayramlar şunlardır:

1. Ramazan Bayramı; Arefe günü saat 13.00'ten itibaren 3,5 gündür.

2. Kurban Bayramı; Arefe günü saat 13.00'ten itibaren 4,5 gündür.

C)1 Ocak günü yılbaşı tatili, 1 Mayıs günü Emek ve Dayanışma Günü tatilidir.

D) Ulusal, resmi ve dini bayram günleri ile yılbaşı günü ve 1 Mayıs günü resmi daire ve kuruluşlar tatil edilir..." denilerek, resmi ve dini bayram günleri ile genel tatil günleri belirlenmiştir. Dolayısıyla, hem hafta sonu tatili hem de resmi ve dini bayram günleri ile genel tatil günlerinde memurun göreve zaten gitmediğinden, bu tatil günlerinin gerek kademe ilerlemesinin durdurulması cezası ve gerekse görevden çekilmiş sayılmaya neden olan mazeretsiz, izinsiz ve kesintisiz göreve gitmeme sürelerinin hesaplanmasında dikkate alınmamasının daha uygun olacağı, ayrıca tatil günlerinin hesaplamaya dahil edilmemesinden dolayı göreve gitmemenin kesintisiz olması şartının engellenmeyeceği (sadece göreve gidilmesi gereken iş günlerinin sayılmasının da kesintisiz olarak kabul edilebileceği) düşünülmektedir.

Aksi takdirde, iş günü olarak daha az görevine gitmeyen memur, arada kalan tatil günlerinin dahil edilmesi neticesinde aylıktan kesme cezası yerine kademe ilerlemesinin durdurulması cezası veya kademe ilerlemesinin durdurulması cezası yerine memurluktan çekilmiş sayılma ile karşı karşıya kalabilecektir. Dolayısıyla, göreve devamsızlığın arasında kalan tatil günlerinin ve özellikle bayram günlerinin de, göreve devamsızlık olarak nitelendirilmesi memurlar açısından ciddi yaptırımlara neden olabilecektir.

Bununla ilgili olarak, Danıştay 8'inci Dairesinin 11.12.1997 tarihli Kararı'nda , "... İlçesi ... öğretmeni olan davacının özürsüz ve kesintisiz 4,5 gün göreve gelmediğinden bahisle, 657 sayılı Yasanın D-b maddesi uyarınca 1 yıl kademe ilerlemesinin durdurulması cezası ile cezalandırılmasına ilişkin davalı idarenin ... gün ve ... sayılı işleminin iptali istemiyle açılan davayı ... fiiline uygun olarak verilen disiplin cezasında hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle reddeden ... İdare Mahkemesinin ... gün ve ... sayılı kararının ... temyizen incelenerek bozulması istemidir.


Olayda, davacının görev yerinden farklı bir yerde ikamet eden eşini tedavi ettirmek için ... günü hasta sevk kağıdı aldığı, ulaşım zorluğu nedeniyle ... günü ... Devlet Hastanesine ulaştığı, araya Cumhuriyet Bayramı ve hafta sonu tatili girmesi nedeniyle tedaviye ancak 1.11.1993 günü başlanabildiği, her ne kadar bu hususu yeterli delillerle ortaya koyamıyor ise de, neticede eşine hasta teşhisi konulduğu, tedavinin gecikmesi ve davacının göreve devamsızlığında, araya giren resmi tatilin de etkili olduğu anlaşılmaktadır.

Bu durumda, idare mahkemesince dava konusu işlemin, verilen ceza ile eylem arasında adil bir denge bulunmadığı gerekçesiyle iptal edilmesi gerekirken davanın reddi yolunda verilen temyize konu kararda hukuka uyarlık bulunmamaktadır..." denilerek, görevine 4,5 gün devam etmeyen memura verilen kademe ilerlemesinin durdurulması cezasının, söz konusu devamsızlığın oluşmasında eşinin hastalığının yanı sıra araya giren resmi tatilin de etkili olduğu belirtilerek verilen ceza ile göreve gelmeme fiili arasında adil bir dengenin bulunmadığı ifade edilmiştir.

Bununla birlikte, Danıştay 5'inci Dairesinin 22.10.1984 tarihli Kararı'nda , "Memur Cuma günü göreve gelmeyip pazartesi günü göreve gelse, tatil günleri eklenmeden bir günlük devamsızlık sayılmalıdır. Yine aynı şekilde Cuma günü göreve gelmeyip Salı günü göreve gelen memurun devamsızlığında hafta sonu tatilini çıkartarak hesaplamak gerekmektedir. Bu durumda memura iki gün göreve gelmeme cezası verilmelidir." denilmiştir.




4.Sonuç

657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nda, özürsüz ve kesintisiz olarak 3-9 gün göreve gelmeme fiiline kademe ilerlemesinin durdurulması cezası öngörülmüş iken, mazeretsiz ve kesintisiz göreve gelmeme 10 gün olması halinde devlet memurluğundan çekilme isteğinde bulunmuş sayılacağı hükme bağlanmıştır.

Adı geçen Kanun'un hem "Disiplin Cezalarının Çeşitleri ile Ceza Uygulanacak Fiil ve Haller" başlıklı 125'inci maddesinin birinci fıkrasının (D) bendinin (b) alt bendinde hem de "Çekilme" başlıklı 94'üncü maddesinde yer alan "kesintisiz" ifadesinden hareketle gerek Devlet Personel Başkanlığının görüşünde ve gerekse de bazı Danıştay kararlarında, mazeretsiz ve kesintisiz göreve gelmemeye ilişkin sürenin hesabında arada kalan tatil günlerinin sayılması gerektiği yönünde iken, yukarıya aktarılan bazı Danıştay kararının birinde, arada kalan tatil günlerinin devamsızlığın oluşmasındaki etkisi dikkate alınmış ve bir diğerinde ise arada devamsızlığın hesaplanmasında aradaki tatil günlerinin çıkarılması gerektiği belirtilmiştir.

Kanaatimizce, yukarıya aktarılan Danıştay'ın 8'inci Dairesinin 11.12.1997 tarihli ve 5'inci Dairesinin 22.10.1984 tarihli kararlarının yanı sıra Cumartesi ve Pazar günlerini tatil olarak düzenleyen Devlet Memurları Kanunu'nun "Çalışma saatleri" başlıklı 99' uncu maddesi ile resmi ve dini bayram günleri ile genel tatil günlerini düzenleyen 2429 sayılı Ulusal Bayram ve Genel Tatiller Hakkında Kanun'un 2'nci maddesi de dikkate alındığında, kademe ilerlemesinin durdurulması cezası ile memuriyetten çekilmiş sayılma açısından kesintisiz ve mazeretsiz göreve devam etmeyen memurun, söz konusu devamsızlığının hesabında, arada kalan hafta sonu tatili, resmi ve dini bayram günleri ile genel tatil günlerinin sayılmaması gerektiği düşünülmektedir.



Kaynakça

-657 sayılı Devlet Memurları Kanunu

-2429 sayılı Ulusal Bayram ve Genel Tatiller Hakkında Kanun

-Devlet Personel Başkanlığının 17 sayılı Bülten-43. Sayfa ve 21.09.1999 tarihli Mütalaası

-Danıştay 12'nci Dairesinin 13.12.2005 tarihli ve Esas Numarası: 2003/1034, Karar Numarası: 2005/4521 sayılı Kararı

-Danıştay 16'ncı Dairesinin 03.03.2015 tarihli ve Esas Numarası: 2015/9334, Karar Numarası: 2015/500 sayılı Kararı

-Danıştay 8'inci Dairesinin 11.12.1997 tarihli ve Esas Numarası: 1995/3680, Karar Numarası: 1997/3928 sayılı Kararı

-Kırıkkale Üni. Hukuk Fakültesi Araştırma Görevlisi Ahmet KILIÇ, "Devlet Memurları Kanununda Disiplin Suç ve Cezaları" başlıklı makalesi