Sarih Kararlar; Anlam ve konusu açıkça anlaşılan irade açıklamalarıyla yapılan işlemlerdir. Bu şekildeki irade açıklaması, kural olarak yazılı yapılır. Ancak özellikle kolluk gibi bazı istisnai durumlarda açıklama sözle de olabilir; hatta trafik polisinin bir takım el kol hareketleri ile trafiği düzene sokması veya bir takım işaretlerle de olabilir. Tüm bu durumlarda irade açıklaması sarih (açık) niteliktedir.


Zımnî Kararlar; İdarenin sarih (açık) bir şekilde hiçbir irade beyanında bulunmaması idarenin hareketsiz kalması durumunda, idarenin bir karar aldığı varsayılabilir mi? Hukukun genel teorisinde bir kişinin susması, belli bir konuda bir şeyi kabul veya reddettiği anlamına gelmez. Ancak idare hukukunda, idarenin belli şartlarda susmasına bir anlam atfetmek, idarenin susarak zımni olarak bir şeyi kabul veya reddettiğini varsaymak gerekir. Zira idare bireylerden farklı olarak faaliyette bulunmamak bir şey yapmamak hürriyetine sahip değildir. Kaldı ki hukuk devleti ilkesi idarenin eylem ve işlemlerinin yargı denetimine tabi olmasını gerektirir. İdareye karşı dava açabilmek için ise idarenin bir eylem veya işleminin olması gerekir. Dolayısıyla idarenin susmasına bir anlam atfedilmez ise, idare susarak yani işlem yapmaktan kaçınarak yargı denetiminden kurtulabilecek ve dolayısıyla hukuk devleti ilkesi zedelenebilecek tir. Bu nedenle, idare hukukunda idarenin belli bir süre susması durumunda idarenin o şeyi ya kabul yada reddettiği varsayılır. İşte idarenin susarak aldığı kararlara zımni kararlar adı verilir.


Zımnî kararlar kendi içerisinde "zımnî ret kararlar" ve "zımnî kabul kararlar" olarak ikiye ayrılır.


a)Zımni ret kararlar: İdarenin kendisine yapılan bir istemi belli bir süre içinde cevaplamaması durumunda o istemi reddettiği varsayılır.2577 sayılı kanunun "idari makamın sükutu" başlıklı 10. maddesinde göre , idarenin 60 gün içerisinde bir isteğe cevap vermemesi o isteği reddettiği anlamına gelmektedir. İstekte bulunan ilgili kişi bu zımni ret kararrına karşı artık dava açma hakkını kazanmaktadır. Zımni ret kararının varlık sebebi, idarenin susarak yargı denetiminden kaçmasının önüne geçmektir. Zımni ret kurumu sayesinde idare hareketsiz kalsa bile yargı denetiminden kurtulamayacaktır. Bu 60 günlük süre genel süre olup, kanunlarda 60 günden daha kısa veya uzun zımni ret süreleri öngörülmüş olabilir.


İdarenin 60 gün susmasının zımni ret kararı anlamına gelmesi, idarenin kendisine yapılan başvuruyu cevaplama yükümlülüğünün olmadığı anlamına gelmez. Anayasamıza göre (m.74/2) idare, kendisine yapılan başvurunun sonucunu geciktirmeksizin dilekçe sahibine yazılı olarak bildirmelidir. Keza 4982 sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanununa göre de bir takım istisnalar hariç idare kendisinden istenildiğinde başvuru sahibine bilgi verme yükümlülüğündedir.


b) Zımni kabul kararları: Zımni ret kararı geneldir. Yani idare susarsa ayrıca ve açıkça bunun aksi bir kanunda öngörülmemiş ise idarenin isteği reddettiği varsayılır. Ancak bunun aksinin kanunla öngörülmesi haliyle mümkündür. İşte kanunla öngörülmüş durumlarda idarenin susması durumunda bir isteği kabul etmiş olduğunun varsayılmasına "zımni kabul kararı" denir.Zımni kabul kararı istisnai bir usuldür. İstisna olduğuan göre kanunla öngörülmesi gerekir.


Zımni kabul kararına örnek olarak;
"3194 sayılı İmar kanunu
Yapı kullanma izni:
Madde 30
Belediyeler, valilikler mal sahiplerinin müracaatlarını en geç otuz gün içinde neticelendirmek mecburiyetindedir. Aksi halde bu müddetin sonunda yapının tamamının veya biten kısmının kullanılmasına izin verilmiş sayılır."

Başvuru 30 gün içerisinde sonuçlandırılamazsa kullanma izni verilmiş sayılır.

"5393 sayılı Belediye Kanunu
Meclis kararlarının kesinleşmesi
Madde 23
Belediye başkanı, hukuka aykırı gördüğü meclis kararlarını, gerekçesini de belirterek yeniden görüşülmek üzere beş gün içinde meclise iade edebilir."
Belediye başkanı 5 gün içinde kararların yeniden görüşülmesini istememiş ise bu kararlar kesinleşmiş olur.

Yukarıdaki açıklamalar Kemal Gözler-Gürsel Kaplan'ın idare hukuku dersleri kitabından alıntıdır.