+ Cevap Ver
3 sonuçtan 1 ile 3 arası
Şu an Genel Konular / Duyurular / Sınavlar kategorisindeki İşçi Ücretlerinin Haczinde Dikkat Edlecek Hususlar isimli konuyu okuyorsunuz.
  1. #1
    Forum Üyesi Ferruh Atalay - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    17 Ağustos 2013
    Yer
    Malatya
    Mesajlar
    928

    İşçi Ücretlerinin Haczinde Dikkat Edlecek Hususlar

    Makale LebibYalkın Mevzuat Dergisinden Alıntıdır.




    İŞÇİ ÜCRETLERİNİN HACZİNDE DİKKAT EDİLECEK HUSUSLAR


    Erkan ÇETİN


    PwC Sosyal Güvenlik Hizm. Md. (E. SGK Müfettişi)




    Özet

    İşverenlere çalışanları adına gönderilen icra emirleri, özellikle insan kaynakları ve muhasebe birimlerinin operasyonel açıdan zamanını almakta ve farklı durumlarda nasıl uygulama yapılacağı konusunda tereddütler yaşanmasına neden olmaktadır.


    Özellikle asgari geçim indiriminin icraya konu edilip edilmeyeceği, ücret dışındaki ödeme kalemlerinden hangi oranda kesinti yapılacağı gibi konularda farklı uygulamalar bulunmaktadır. Ayrıca icra emri gönderilen işçinin iş akdinin sonlandırılıp sonlandırılamayacağı da tartışma konusu yapılmaktadır. Bu durumda özellikle yargı kararları yol gösterici olarak karşımıza çıkmaktadır.

    Anahtar Kelimeler: Asgari geçim indirimi, icra emri, işçi ücreti, işçi ücreti haczi.

    1. Giriş

    İş yaşamında sıkça karşılaşılan durumlardan birisi de işçi ücretlerine konulan hacizlerin uygulanması için işverene tebligat gönderilmesidir.

    Bu ödeme emirleri zamanında cevap verilmediği takdirde işveren için maddi sorumluluk doğurabilmektedir.

    Bunun dışında işveren adına icra kesintilerini takip eden, icra dairelerine cevap hazırlayan birimler de iş yoğunluğu yarattığı gerekçesiyle bu durumdan yakınmaktadırlar.

    Diğer yandan yine farklı işyerlerinde uygulayıcılar bakımından icra emrinde belirtilen ücretler dışındaki ödemeler için hangi oranda kesinti yapılacağı, asgari geçim indiriminden kesinti yapılıp yapılamayacağı gibi tereddütler oluşmakta, işverenler de zaman zaman adına icra emri gönderilmiş olan işçisinin iş akdini feshetmeyi düşünmektedirler.

    Bilindiği gibi icra emrinde ücretlerden 1/4 oranında kesinti yapılmasına yönelik kayıt genellikle belirtilmekte, ancak her işyerinin farklı kalemler altında ödemeleri de bulunduğundan, hangi kalemlerden ne oranda kesinti yapılacağının her zaman açıkça belirtilmesi de mümkün olamamaktadır.

    Bu yazımızda, İcra ve İflas Kanunu ile İş Kanunu ve Borçlar Kanunu çerçevesinde, işçinin ücretinden icra kesintisi yapılması ve asgari geçim indiriminin icra emri karşısında durumu ile iş akdinin icra sebebiyle feshedilmesi hususları incelenecektir.



    2. Mevzuatta İşçi Ücretinin Haczi

    Öncelikle haciz işlemlerinin düzenlendiği temel kanun olarak 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu 83'üncü maddeye baktığımızda, "Kısmen Haczi Caiz Olan Şeyler" başlığı altında, maaş, tahsisat, her türden ücret, intifa hakkı ve hasılatı, ilama bağlı olmayan nafaka, emekli maaşı, sigortalar veya emekli sandıkları tarafından bağlanan gelirlerin borçlu ve ailesine gerekli olan kısmın ayrılmasından sonra haczedilebileceği belirtildikten sonra ikinci fıkrada haczolunacak bu miktarın gelirin 1/4'ünden az olamayacağı belirtilmiştir.


    Kamu alacakları için haciz müessesesini düzenleyen 6183 sayılı Kanuna göre de "Aylıklar, ödenekler, her çeşit ücretler, intifa hakları ve hasılatı, ilama bağlı olmayan nafakalar, emeklilik aylıkları, sigorta ve emeklilik sandıkları tarafından bağlanan gelirler kısmen haczolunabilir. Ancak haczolunacak miktar bunların üçte birinden çok dörtte birinden az olamaz. Asgari ücreti aşmayan aylık gelirlerin onda birinden fazlası haczolunamaz." şeklinde düzenleme yapılmıştır.


    Burada farklı olarak asgari ücreti aşmayan bir gelire Kamu haczi uygulandığında en fazla onda biri oranında haciz işleminin uygulanacağının kabul edilmesidir.

    Bu konu 4857 sayılı İş Kanununda da 35' inci maddede düzenlenmiştir. Burada da, işçi ücretinin 1/4'ünden fazlasının haczedilemeyeceği, devir ve temlik edilemeyeceği kabul edilmiştir. Bu maddede aynı zamanda işçinin bakmakla yükümlü olduğu aile fertleri için hakim tarafından taktir edilecek tutarın hacze konu edilecek tutara dahil edilmeyeceği belirtilmektedir.


    Benzer bir hüküm İcra İflas Kanunu 83'üncü maddede de bulunmaktadır. Ancak bu hususun uygulamada pek yer almadığını belirtmek yanlış olmayacaktır.

    Diğer yandan İş Kanunu ile birlikte işçi işveren uygulamalarında uygulama alanı bulan 6098 sayılı Borçlar Kanununa da baktığımızda 410'uncu maddesinde, işçi ücretinin 1/4'ünden fazlasının haczedilemeyeceği ve rehnedilemeyeceği belirtilmektedir.


    Görüldüğü gibi İcra ve İflas Kanununda maaş ve ücret gelirlerinin 1/4'ünden az olmamak üzere haczolunabileceği belirtilmişken, Borçlar Kanunu ve İş Kanununda ücretin 1/4'ünden fazlasının haczedilemeyeceği düzenlenmiştir.

    Uygulamada da icra dairelerince genellikle ücret ve diğer gelirlerin 1/4'ünün haczine karar verildiği, zaman zaman da ücretin 1/4'üne, diğer gelirlerin ise tamamına haciz konduğu görülmektedir.



    3.Ödeme Emri Alındığında Yapılması Gerekenler

    İşçi ücretlerinin haczi uygulamada diğer hacizlerden bazı yönleriyle farklılık göstermektedir. Şöyle ki, normal bir haciz uygulamasında icra dairesi tahsilatı yapmakta ve tek seferde borca yeter miktarda haciz uygulanmakta iken, işçi ücretinin haczi her ay tekrarlanmakta ve icra dairesinin yerine kesintileri işveren yapıp icra dairesi hesabına yatırmaktadır.

    Bu noktada icra emri gönderilmeden önce genellikle icra müdürlüğünce yeterli araştırma yapılamadığından, işverenin icra kesintilerini doğru uygulaması önem kazanmaktadır. İcra ve İflas Kanununun 357'nci maddesinde, ilgililerin icra dairesince yapılan tebligatı derhal uygulamak zorunda olduğu, bu emirleri geciktirenler hakkında Cumhuriyet Savcılığınca doğrudan takibat yapılacağı belirtilmektedir.

    Ödeme emri tebliğ edilen işveren öncelikle tebligat tarihini mutlaka takip edebileceği bir şekilde not etmelidir. Çünkü bu tebligata olumlu veya olumsuz cevap verilmesi gerekmektedir. Aksi halde işveren söz konusu borçtan sorumlu tutulabilir.

    Tebligatı alan işveren adı geçen işçi tebligat tarihi itibariyle işyerinde çalışmıyorsa bu durumu, çalışıyorsa ücretini ve kesintinin yapılıp gösterilen hesaba yatırılacağını, eğer aynı işçinin ücretinde daha önce konulmuş icra kesintisi varsa bu durumu belirten yazıyı icra dairesine cevaben göndermelidir.

    Bu işlem yapıldıktan sonra işçi işyerinde çalışmaya devam ettiği sürece her ay ücretinden kesintiyi yapıp icra dairesi hesabına yatırmakla yükümlüdür. Bu kesintinin yapılması sürecinde zaman zaman hangi ödemeden ne oranda kesinti yapılacağı noktasında tereddütler yaşanmaktadır.

    Aşağıda icra dairesince açıkça belirtilmeyen durumlarda neler yapılması gerektiğine yönelik açıklamalara yer verilecektir.



    4.Ücret Dışı Ödemelerin Haczi

    Bilindiği gibi işverenler, ücret kalemi dışında işçilerine tazminat, yardım vb. isimler altında değişik kalemlerde bazan düzenli olarak bazan da yılın belli zamanlarında ödemeler yapmaktadır.

    Doğal olarak ilgili kanunlarda haczedilebilecek gelirler sayılırken bunların tümünün tüketici şekilde sayılması mümkün değildir.

    Dolayısıyla işverenlerin ihtiyaçlarına ve geçen zamana göre yeni ödeme kalemleri ortaya çıkmakta ve bunların icra dairesinin gönderdiği tebligatta yer almaması halinde kesintiye tabi tutulup tutulmayacağı, tutulacaksa tamamının mı kesileceği noktasında tereddütler yaşanmaktadır.

    Öncelikle belirtmek gerekir ki işverenin ödeme emrinde belirtilen ücret ve diğer ödemelerden yine belirtilen oranda kesinti yapma yükümlülüğü bulunmaktadır. Yapılan kesinti tutarında herhangi bir yanlışlık olduğu düşünülüyor ise borçlu ve alacaklı hukuki yolları kullanmalıdır.

    İcra daireleri zaman zaman ücret ödemelerinin 1/4'ünün diğer ödemelerin ise tamamının haczine dair yazılar göndermektedirler. Gerek İş Kanununda gerekse de Borçlar Kanununda 1/4 oranında haczedilebilecek gelirler sayılırken tüketici şekilde sayılmamıştır. İcra ve İflas Kanununda da 83'üncü maddede, maaş, tahsisat ve her türden ücretin icraya konu edilebileceği kabul edilmektedir. Bu noktada ücretin tanımı ve yargı kararları önem kazanmaktadır.

    Ücretin en geniş tanımına 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 61'inci maddesinde yer verilmiştir,


    "Ücret, işverene tabi belirli bir işyerine bağlı olarak çalışanlara hizmet karşılığı verilen para ve ayınlar ile sağlanan ve para ile temsil edilebilen menfaatlerdir. Ücretin ödenek, tazminat, kasa tazminatı (Mali sorumluluk tazminatı), tahsisat, zam, avans, aidat, huzur hakkı, prim, ikramiye, gider karşılığı veya başka adlar altında ödenmiş olması veya bir ortaklık münasebeti niteliğinde olmamak şartı ile kazancın belli bir yüzdesi şeklinde tayin edilmiş bulunması onun mahiyetini değiştirmez".

    İş Kanununda ise ücretin tanımı daha kısa yapılmıştır. Buna göre, "ücret bir kimseye bir iş karşılığında işveren veya üçüncü kişiler tarafından sağlanan ve para ile ödenen tutardır".

    Buradan hareketle tazminat, kasa tazminatı, tahsisat, zam, avans, aidat, huzur hakkı, prim, ikramiye ücret olarak değerlendirilmekte, ayrıca başka adlarla yapılan ödemelerin de ücret olduğu kabul edilmektedir.

    İş Kanunu 35 ve Borçlar Kanunu 410'uncu maddelere göre ücretlerin 1/4'ü haczedilebileceğinden bu isimlerle yapılan ödemelerin de ancak 1/4'ünün haczedilebileceği kabul edilmelidir.

    Yargıtay vermiş olduğu bir kararda ; "1475 sayılı Yasa'nın 28. maddesine göre ücretlerin 1/4'ünden fazlası haciz edilemez. İkramiye de ücretten sayılacağından bu paranın da 1/4'ü haciz edilebilir. Ancak kıdem tazminatı, izin ücretleri, ihbar tazminatı gibi ödentilerin ücretten sayılacağına ilişkin yasada bir hüküm bulunmadığından, bu ödentilerin tamamı haciz edilebilir. Mercice anılan hususlar gözardı edilerek borçlu isteminin yazılı şekilde kabulü isabetsizdir." diyerek ikramiyenin 1/4'ünün haczedilebileceğini, kıdem tazminatı, izin ücretleri, ihbar tazminatının tamamının haczedilebileceğini kabul etmiştir.


    Bunun dışında yine Yargıtay başka bir kararında ikramiye, toplu sözleşme farkı ve nema adı altında yapılan ödemelerin ücret niteliğinde olduğunu ve 1/4'ünün haczedilebileceğini kabul etmektedir.


    Bu bilgilerden hareketle; İcra Dairesi yazısında ismen sayılarak belirtilen ödemelerden yine yazıda emredilen oranda kesinti yapılmasının asıl olduğu, bunun dışında kalan ödemelerde ise Yargı kararlarından hareketle kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ve izin ücretinin tamamının icra dosyasına aktarılmasının, diğer ödemelerden Asgari Geçim İndirimi hariç kural olarak 1/4 oranında kesinti yapılmasının uygun olacağı düşünülmektedir.



    5.Asgari Geçim İndirimi ve İcra Kesintisi

    Bilindiği üzere 2004 sayılı İcra İflas Kanununun 83'üncü maddesinde; "Maaşlar, tahsisat ve her nevi ücretler, intifa hakları ve hasılatı, ilama müstenit olmayan nafakalar, tekaüt maaşları, sigortalar veya tekaüt sandıkları tarafından tahsis edilen iratlar, borçlu ve ailesinin geçinmeleri için icra memurunca lüzumlu olarak takdir edilen miktar tenzil edildikten sonra haczolunabilir'" şeklindeki düzenleme ile maaş, tahsisat, her nevi ücretler, intifa hakkı ve hasılatı ile ilama bağlı olmayan nafakalar, emekli maaşları, sigorta ve emekli sandıkları tarafından bağlanan gelirlerin yetkili makamca belirlenecek saklı kısmı ayrıldıktan sonra kalanın haczedilebileceği kabul edilmiştir.

    Diğer taraftan 6183 sayılı Yasada da benzer şekilde "Aylıklar, ödenekler, her çeşit ücretler, intifa hakları ve hasılatı, ilama bağlı olmayan nafakalar, emeklilik aylıkları, sigorta ve emeklilik sandıkları tarafından bağlanan gelirler kısmen haczolunabilir..." şeklinde düzenleme yapılmıştır.

    Bu düzenlemelerde açıkça asgari geçim indirimi ile ilgili bir düzenleme bulunmamaktadır. Bu açıdan asgari geçim indiriminin niteliğini açıklığa kavuşturmak gerekecektir. Asgari geçim indiriminin statüsünü yorumlayabilmek içinse hesaplanma yöntemine bakmak gerekir. 265 seri nolu Gelir Vergisi Genel Tebliği'nde örneklerle hesaplama yöntemleri açıklanmıştır.

    Bu hesaplama incelendiğinde asgari geçim indiriminin, Gelir İdaresince alınması gereken gelir vergisinden vazgeçmek suretiyle işçiye ödenen bir tutar olduğu dolayısıyla ücret, tazminat, ikramiye türünde bir alacak olmadığı anlaşılmaktadır.

    Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin kararlarında da, asgari geçim indiriminin ücretin bir parçası olmadığına ve kıdem tazminatı ile ihbar tazminatı hesabında dikkate alınmaması gerektiğine karar verilmiştir. ,


    Buradan hareketle asgari geçim indiriminin alınmaktan vazgeçilen vergi statüsünde bulunduğu , işçiye sağlanan ücret veya maaş niteliğinde olmadığı görüldüğünden icra kesintisi yapılmaması gerektiği düşünülmektedir.




    6.Ödeme Emri Gönderilen İşçinin İş Akdinin Feshi

    Yargıtay vermiş olduğu bir kararda "işçinin borcu nedeniyle ücretinin haczedilmesi, kural olarak işverene geçerli nedenle fesih hakkı vermemelidir. İşçinin ücretinin sık sık haczi nedeniyle, objektif bir bakış açısı altında, işyerinin, örneğin muhasebe veya hukuk servisinde önemli zaman kaybına neden olacak şekilde çalışma sürecinin veya işyeri organizasyonunun olumsuz yönde etkilendiğinin kabul edilmesi halinde geçerli fesih nedeninin kabul edilmesi gerekir. Ancak bunun için işçiye önceden ihtar çekilmesi yerinde olacaktır" şeklinde hüküm kurmuştur.


    Bu karara göre ücretine haciz gelen işçinin iş akdi feshedilebilmesi için işletmede haciz işlemlerini takip eden birimlerde ek işgücü ve yük doğurması gerekmektedir. Ayrıca bu halde de yine fesihten önce işçiye durumu düzeltmesi için yazılı bir uyarının yapılmış olmasını Yargı gerekli görmektedir.

    Bu şekilde yapılan bir fesihte işçinin kıdem, ihbar tazminatları ödenmelidir.



    7.Sonuç

    İşçi ücretlerinin haczi uygulamasında ülkemizde genel olarak ücretin 1/4'ünün haczedileceği kuralı geçerlidir. Bu uygulama asgari ücret alan bir işçiyle yüksek ücret alan bir işçinin ücretinin haczinde haksızlığa neden olduğu gerekçesiyle eleştirilmektedir.

    İşçi ücretinin haczi konusunda öncelikle icra dairesinden gönderilen ödeme emrinin içeriği önem kazanmaktadır. İşveren bu ödeme emrinde yazılı ödemelerden, yine belirtilen oranda kesinti yapmakla yükümlüdür. İşveren borcun tarafı olmadığından eğer borca, kesintiye veya orana bir itiraz olacaksa bunu borçlu veya alacaklı yapmalıdır.

    Ancak, icra emrinde belirtilen kesinti ve oranlarla işyerinde yapılan ödemeler tam olarak örtüşmüyorsa bu taktirde ücretin tanımı ve yargı kararları önem kazanmaktadır. Öncelikle ücretle birlikte ödemesi yapılan ancak ücret olmayıp, devletin alması gereken vergiden vazgeçtiği tutar olarak işçiye ödenen asgari geçim indiriminin icra kesintisine konu edilemeyeceği düşünülmektedir.

    Diğer yandan yargı kararlarına bakıldığında, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ve izin ücretinin tamamının icra dosyasına aktarılmasının, diğer ödemelerden kural olarak 1/4 oranında kesinti yapılmasının uygun olacağı sonucuna varılmaktadır.

    Son olarak da işçinin ücretine haciz gelmesinin tek başına fesih sebebi olmadığı, yargı kararına göre bu icradan dolayı işyerinin ilgili birimlerinde ek işgücü ve yük doğmuş olması gerektiği ve ayrıca işverenin durumu düzeltmesi için işçiye uyarı yapması gerektiği söylenebilir.

    Kaynakça

    -09.06.1932 tarih, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu

    -21.07.1953 tarih, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun

    -22.05.2003 tarih, 4857 sayılı İş Kanunu

    -11.01.2011 tarih, 6098 sayılı Borçlar Kanunu

    -31.12.1960 tarih, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu

    -12 HD.nin E.1997/3751, K.1997/4170, Tarih:03.04.1997 kararı

    -12. HD.nin E.2004/22540, K.2004/26972, Tarih:27.12.2004

    -04.12.2007 tarihli ve 26720 sayılı Resmi Gazete'de Yayımlanan 265 Seri Nolu Gelir Vergisi Genel Tebliği

    -Yargıtay 9. HD.nin 12.03.2012 tarihli, E.2012/8530, K.2012/7950 nolu kararı

    -Yargıtay 9. HD.nin 04.02.2013 tarihli, E.2010/44199, K.2013/3913 nolu kararı

    -TÜRKAY, İmdat, "150 Soruda Asgari Geçim İndirimi Uygulaması", Türmob Yayınları 2013-4

    - Yargıtay 9. HD.nin 20.10.2008 tarihli, E.2008/3737, K.2008/27673 nolu kararı

  2. #2
    Kayıtsız Kullanıcılar
    Ziyaretci

    haciz hakkında

    hocam aylık 170 tl ücret alan birinin maaşı haciz edilebilir mi?

  3. #3
    Forum Üyesi Ferruh Atalay - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    17 Ağustos 2013
    Yer
    Malatya
    Mesajlar
    928
    Merhaba;
    Çalışma şekli kısmi süreli galiba, hukukçu değilim ama haciz gelir diye biliyorum.
    (Kısmi süreli çalışma değilse 170 TL ücretten dolayı ben öyle anladım).

+ Cevap Ver

Benzer Konular

  1. Aralık Ayı Mizan Yüklenmesinde Dikkat Edilecek Hususlar (KBS Duyurusu)
    By Ferruh Atalay in forum Genel Konular / Duyurular / Sınavlar
    Cevaplar: 1
    Son Mesaj: 04 Şubat 2015, 06:06

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Mesaj Yazma Yetkiniz Var
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.0